bu saattte,hem de ben ofisteyken post yazmak!vay be olabiliyormuş demekkki..
bugün bizim ofis için önemli gün.bir davet veriyorum yeni yerimizi UĞURlamak ve eski yıla uğurlar olsun demek için.
bir koşturma bir telaş gitti,herşey bitti şimdi misafirleri bekliyoruz,hali hazırda.vakit böyleyken bende biraz nette gezeyim dedim.çok güzel postlar okudum,takip ettiğim ve bayadır yazmayanlara kızdım.yahu ben de yazmamışım..ee ama olsun beni okuyan kaç kişi var ki dedim.sonra utandım,bir kişi bin kişi için yazmaya başlamamıştım ki ben,sadece Kereme anı olsun diye başlamıştım....
keremın kutlamalar haftalar önceden başladı.evdeki hediyelerin haddi hesabı yok.hatta benım parama kıyıp alamadıgım sonra kıyıp aldıgım at evıne kımsenın ragbet ettıgı bıle yok.kutusuna gerı kondu,kaldırıldı,acil bir durumda çıkartılacak..
cocuk yetiştirmek çok tuhaf birşey.insan salağa dönüyor bazen,kendini bularak!
-anne süt getir( gece 4 )
olm, biberon kirli bardaktan içeceksen getiricem( getirmye üşenen anne seslenir)
-annee yıka o zmn
--hönk (sen kımı kandırmaya çalışıyorsun ey kadın)
29 Aralık 2009 Salı
6 Aralık 2009 Pazar
15 Kasım 2009 Pazar
tontino oldu tonto
ılık bir eylül gününü hatırlarken
kimseler kalmamıştı ortalıkta,sadece biz 5 kişi ve kumla deniz
Oyo da vardı
oyo yu ıslatmak için gerekli olan su tabancası da
babinne de vardı,arada bir sarılınan....
Oyo da vardı
oyo yu ıslatmak için gerekli olan su tabancası da
babinne de vardı,arada bir sarılınan....
5 Kasım 2009 Perşembe
son zamanlar
son zamanlarda bize bir hal oldu.sürekli İstanbul'dan yakınır hale geldik Aliyle. hadi gidelim diyoruz karşılıklı şakadan...nereye gidilir nasıl yaparız diye konuşmadan bile konu kapanıyor.herhalde yaşlanınca da aynı konuyu konuşur oluruz böyle giderse.cesur olmak lazım önce, bu ne demek:önce sen hazır olacaksın sonra şartlar sana uyum sağlayacak.yok efendim biraz birikmiş para olsun,işim hazır olsun, Keremin ihtiyacı okul vs tam tekmil olsun,evimiz olsun 100 dönüm bahçesi bir de havuzu olsun.
o yüzden cesur insanlara çok özeniyorum ve takdir ediyorum.bir zamanlar duyduğum bir cümle vardı:talk to talk but not to walk to walk
neyse bu konu masalık....
fotoğralar ne anlatıyor ben ne anlatıyorum değil mi? aslında aynı şeyi.mis gibi çam ormanlarının içinde,deniizn dibinde(girilebilen) 4 gün geçirince gene ddeep blue oldum ben.
dedem olmuş 86,29 ekim doğumgünü,pastamızı aldık,oğlumuzu aldık gittik ziyaretine.kolay değil benim için .orada büyüdüm ben,anneannem öldüğünden beri de gitmedi ayaklarım :olmuş 13 sene.herşey öyle değişmiş ki sanki terkedilmiş gibiydi koca mahalle.ya da ben çok büyüdüm,cocukluk hayallerim çok güzeldi kimbilir...
gitmişken Antalyadaki teyzelerimi de ziyaret ettik.düden şelalesine gittik,denize taş attık,atlara bindik,ben bile bindim:) hayvanat bahçesine gittik devekuşu gördük,yedik içtik,çok güzel ağırlandık.turist gibi gezdik..
18 Ekim 2009 Pazar
şebnem plans Kerem laughs
en azından ayda bir yazıyorum ! hiç yazmasam ne olacaktı? zaten bakıyorum izlediğim çoğu insan da az yazmaya başlamış! duyuyormusunuz pi hanım hayal hanım?
oğlum büyüdü arkadaşım oldu.. kişiliği oturmaya başlayınca çatışmalarımız çekişmelerimiz de başladı haliyle. bazen kafayı üşütecek gibi olsam da sonunda kızdığım sadece kendim oluyorum.geçenlerde Mayuska nın yazısında cocuklarına atarax veren anneler olduğunu okudum.hala aklımddan çıkmadı.ben bakıcıların verdiğini duyunca şaşırmış şahıs olarak bir annenin cocuguna vermeden önce kendısının bir şişe içmesi gerektiğine inanıyorum yahu..
bakın fotograflara,bu resimlerdeki velet beni suya götürüp susuz getiriyor:)
1 Ekim 2009 Perşembe
yorgunum
vallahi çok yorgunum...
sanırım durdum durdum o yüzden...
hep çalışmış hep çalışmış olunca..
ağır işçi değildim canım yanlış anlaşılmasın.
ne bileyim hep düşünecek birşey yapılacak işler yürütülecek şantiyeler vardı...
ee gidince 45 gün bu şehirden
dönesim gelmedi...
bedenim dönmüş ama ruhum dönmemiş daha..
sanırım yapmak isteyip de yapamadıklarımdan vazgeçtiğimden olsa gerek..
yorgunum....
sanırım durdum durdum o yüzden...
hep çalışmış hep çalışmış olunca..
ağır işçi değildim canım yanlış anlaşılmasın.
ne bileyim hep düşünecek birşey yapılacak işler yürütülecek şantiyeler vardı...
ee gidince 45 gün bu şehirden
dönesim gelmedi...
bedenim dönmüş ama ruhum dönmemiş daha..
sanırım yapmak isteyip de yapamadıklarımdan vazgeçtiğimden olsa gerek..
yorgunum....
22 Eylül 2009 Salı
terrible 2 mu yoksa desperate 34 mü?
tatil bitti..
hatta biteli 15 gün oldu da ben hala kendime gelemedim.insan rahata çabuk alışıyor tabii ki.
evde tadilat ,yeni yardımcı derken ne işe ne eve konsantre olamadım henüz.
sanırım Kerem de benimle aynı düşünceler içinde.çünkü 15 gündür hiç tanımadığım bir oğlum var. son derece çaresiz ve şaşkın durumdayım.sadece yatarken kullandığı emziği kesip attık Bodrumdan gelirken.attık ama Keremin de tepesi attı sanırım.ayı meme süt zincirinden meme olmayınca uyku da yok artık. ne gündüz uykusu ne gece uykusu.adam 11:30 da yatıp sabah en geç 8 de kalkıyor........herşeyi ağlayarak ya da tepinerek istiyor.morali de çok bozuk..bir ara ben de sinirleniyordum ama sağolsun Ayça kardeşimin önerdiği Osho nun cocuk kitabını okumaya başladığımdan beri herşeyi daha rahat kontrol edebiliyorum sanki..
ilk başlarda Keremin benimle aynı deriyi kullanmak istemesini komik buluyordum şimdi anlayabiliyorum.. deri ortaklığı derken ciddiyim ; aynı oda da olmamız yetmiyor dokunmamız gerekiyor..
bu arada kendimize yeni bir yardımcı bulduk: Kibar hanım.umarım uzun ömürlü ve sağlıklı olur bu sefer.en iyisi yurdum insanı galiba.dilimi ısırayım da barii..
uzun gecelerdir Kerem geç yattığından yatakta sızıp kalıyordum .bu gece 10 da uyutmayı başardım.o yüzden hem blog yazıyorum hem tv seyrediyorum hem de kocamla sohbet ediyorum.dolayısıyla düüşük cümleli,tuhaf bir yazı oldu..
hatta biteli 15 gün oldu da ben hala kendime gelemedim.insan rahata çabuk alışıyor tabii ki.
evde tadilat ,yeni yardımcı derken ne işe ne eve konsantre olamadım henüz.
sanırım Kerem de benimle aynı düşünceler içinde.çünkü 15 gündür hiç tanımadığım bir oğlum var. son derece çaresiz ve şaşkın durumdayım.sadece yatarken kullandığı emziği kesip attık Bodrumdan gelirken.attık ama Keremin de tepesi attı sanırım.ayı meme süt zincirinden meme olmayınca uyku da yok artık. ne gündüz uykusu ne gece uykusu.adam 11:30 da yatıp sabah en geç 8 de kalkıyor........herşeyi ağlayarak ya da tepinerek istiyor.morali de çok bozuk..bir ara ben de sinirleniyordum ama sağolsun Ayça kardeşimin önerdiği Osho nun cocuk kitabını okumaya başladığımdan beri herşeyi daha rahat kontrol edebiliyorum sanki..
ilk başlarda Keremin benimle aynı deriyi kullanmak istemesini komik buluyordum şimdi anlayabiliyorum.. deri ortaklığı derken ciddiyim ; aynı oda da olmamız yetmiyor dokunmamız gerekiyor..
bu arada kendimize yeni bir yardımcı bulduk: Kibar hanım.umarım uzun ömürlü ve sağlıklı olur bu sefer.en iyisi yurdum insanı galiba.dilimi ısırayım da barii..
uzun gecelerdir Kerem geç yattığından yatakta sızıp kalıyordum .bu gece 10 da uyutmayı başardım.o yüzden hem blog yazıyorum hem tv seyrediyorum hem de kocamla sohbet ediyorum.dolayısıyla düüşük cümleli,tuhaf bir yazı oldu..
26 Ağustos 2009 Çarşamba
tatil anıları
sayılı gun cabuk geçer diye boşuna söylememişler..geçti 26 gün şimdiden.
hani ben burada sessiz sessiz kalıp fotografları ayıracaktım,karma,reiki derken yeniden aydınlanacaktım ya: 5 dakıkada değişir işler gene gerçek oldu ama iyiki oldu. bizim natalyus kaçtıktan sonra senelerdir yüzünü 2 günden fazla göremediğim ablam ve yegenlerımle doyadoya 10 gun geçirdim. onlar gidince annem ve Oya teyze geldi,sağolsunlar elimi sıcaksudan soğuk suya sokmuyorlar.dolayısyla korktugum başıma gelmedi.fotografları da İstanbulda yerleştiririm dedim oldu bitti. bu arada Kerem cok sevdiği Bora daysısyla da 2 gün geçirdi. hatta öyle cok sevdi ki bugün gördüğü tüm dalgalı saçlı gençleri bora dayı gel dıye arkasından çağırdı.
hatta bugun sevgili Kıvonçla bile görüştük,her ne kadar 34 dk olsa da görüştük işte. yarın İstanbula dönmeden önceki son gün.sevdim ben buraları.stres yok trafık yok para derdi yok.
bakalım İstanbula dönünce napıcazzz.. gelelım Keremin özlü sözlerine:
-yemek yedim ben parka ditmek istiyorrrum
-annecım ben yemegımı bıtıreyım goturecem
-babınne sen yemegını yedın mı?( kısaca yedıysen sen gotur dıyor
diğer bir enstantane:
--herkes ı lov you desin..(masadaki herkes I lov you diyor)
--ıııı herkes Kerem ı lov you desin (masadaki herkes yerde)
hani ben burada sessiz sessiz kalıp fotografları ayıracaktım,karma,reiki derken yeniden aydınlanacaktım ya: 5 dakıkada değişir işler gene gerçek oldu ama iyiki oldu. bizim natalyus kaçtıktan sonra senelerdir yüzünü 2 günden fazla göremediğim ablam ve yegenlerımle doyadoya 10 gun geçirdim. onlar gidince annem ve Oya teyze geldi,sağolsunlar elimi sıcaksudan soğuk suya sokmuyorlar.dolayısyla korktugum başıma gelmedi.fotografları da İstanbulda yerleştiririm dedim oldu bitti. bu arada Kerem cok sevdiği Bora daysısyla da 2 gün geçirdi. hatta öyle cok sevdi ki bugün gördüğü tüm dalgalı saçlı gençleri bora dayı gel dıye arkasından çağırdı.
hatta bugun sevgili Kıvonçla bile görüştük,her ne kadar 34 dk olsa da görüştük işte. yarın İstanbula dönmeden önceki son gün.sevdim ben buraları.stres yok trafık yok para derdi yok.
bakalım İstanbula dönünce napıcazzz.. gelelım Keremin özlü sözlerine:
-yemek yedim ben parka ditmek istiyorrrum
-annecım ben yemegımı bıtıreyım goturecem
-babınne sen yemegını yedın mı?( kısaca yedıysen sen gotur dıyor
diğer bir enstantane:
--herkes ı lov you desin..(masadaki herkes I lov you diyor)
--ıııı herkes Kerem ı lov you desin (masadaki herkes yerde)
17 Ağustos 2009 Pazartesi
tarihe yazılan bir gün
Kerem bugün tam 17 gün sonra hem de , denize girdi ve yüzdü. sakin bir şekilde araba simitini alıp denizin içinde yürümeye başladı ve çok eğlendi,ilerleyen dakikalarda eda nın kolluklarını takıp yüzmeye devam etti. Allahım bugünü de gösterdiğin için teşekkür ederim!!
sırasıyla resimleri anlatayım,biliyorsunuzdur benim maddeleme problemim var,sırf bu yüzden biriyle komik bir anım var:) resimleri sol üstten sağa doğru yazıyorum iyi takip edelim lütfen
1. bacaklarımı boyadım,kendımı dınazor sanıyorum
2.eda ve alp de boyayınca evin kiralık olduguna şükrettik!
3.denize girmicem kumda yüzmek çok eğlenceli
4. bu tavuklar da nereden cıktı(resimde gözükmüyor sorry)
5. evet burnum anneme benziyor itiraf ediyoruz
6. koyunlar ve develer birarada yaşıyor
7.bu koyuna ismi ben taktım adı siyahk
8. civciv sevdim
9.ulen boşuna kumda yüzmüşüm su daha kolay oluyormuş hay allah
10. volkan abimi çok sevdim görmeden günüm geçmiyor.info: volkan abi,turizm otelcilik okuyan,sitemizde çalışan garson abimiz,sağolsun o da Keremi çok sevdi
11. volkan again
12.volkan again again
13. galiba bu arap Kadri donunu Neslihan-Aslan hediye etmişti,biz mayo diye giyiyoruz artık
14. kızları elinle beslicen abicim
15. kuzenler bir arada
16.anneyi de elinle beslicen zavallı helak oldu:))))
17. elma şekeri çok tatlı tuzlu suya sokup sokup yiyorum
18.yedim bile acı tatlı soslu çin yemeği gibi
19.yahu bu denize girme olayı çok eğlenceliymiş
20.picassayı öğrenememiş annem bu resmi alakasız yere koymuş oysa o karede hayatımın en eğlenceli dakıkaları olan trambolın de zıplama olmalıydı
yarın görüşürüz
bugünün bilge sorusu: yemekteki herkese: sen gazos seviyo musun? bu gazos çok gazlı!!!
14 Ağustos 2009 Cuma
elma şekeri gibidir hayat
tatlı kırmızıdır
ısırıp yiyesin gelir
sanırsınki hep tatlı
ne zaman şekeri yalayıp yalayıp elmasına gelirsin
o da senin şansın olur artık
elma tatlı ve sert de olabilir
ekşi ve pütürlü de
hayat böyledir işte oğlum....
11 Ağustos 2009 Salı
gaymaksız yogurt
volkan abi halimize acıdı da resimdeki kovaya sahip olduk.neredeyse çay bardağı büyüklüğündeki bir kovacıkla su taşımaktan helak olmuştuk ki bunu gören Volkan abi- şu sıralar en sevdiğimiz şahsiyet- sitede sahil siparişteki cocuk- size yogurt kovası getireyim mi deyince bir irkildik Aliyle. tabii tabii olduk..geçmişinde kovasını bile imaginarium dan almış bir alık olarak marka takıntımın bittiği böylece kanıtlandı.biz artık her sabah ortakent pazarından aldıgıımız traktorumuz kamyonumuz lastık topumuz ve sütaş kaymaksız yogurt kovamızla plaja iniyoruz. hatta bugun kuzen Eda ve Alp gelince bir kova daha kattık ekibe.kova ağzına kadar su doldurulur ve 35 derece sıcakta cocuklar pişik olmadan gölgede çamur yapabilir..
DÜNYA DÖNÜYOR
Kerem der ki;
bana sadece annem baktığı için çok mutluyum
hergün dondurma yiyorum
hergün mısır yiyorum ama kakaya faydası yok
balık ve kamyon benim için at-avrat gibi silah yok ancak tabanway
ıcetea bile içiyorum hatta iystiii diyorum
geçengün bir kzı tavladım bana sarılıp öptü hehe
yorgunluktan baygın düştüm yedek ayı ve memeye sarıldım plajda uyuyakaldım
annemle bir örnek sahil boşalınca çılgınlar gibi koşup yarış yapıyoruz
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













